İletişim için
0216 570 44 44

Güneş girmeyen eve diyabet girer mi?

D vitamini, kalsiyum metabolizması ve kemik sağlığı için oldukça önemli bir hormondur. Her ne kadar vitamin olarak adlandırılsa da tıpkı tiroit hormonları, insülin hormonu, östrojen veya testosteron hormonları gibi vücut için özellikle de iskelet sistemi için önemli görevleri olan bir hormondur. D vitamininin başlıca görevi bağırsaktan kalsiyum ve fosfor emilmesini ve emilen kalsiyum ve fosforun kemik yapımında kullanılmasını sağlamaktır. Tıpkı diğer hormonlar gibi vücudumuzda yapılır ve kemik başta olmak üzere diğer dokulara kan yolu ile ulaşır ve buralarda etki gösterir. D vitamini, güneş ışınlarından aldığımız ultraviyole B etkisi ile deride üretilmektedir. Ancak burada üretildikten sonra D vitamininin aktifleşmesi için karaciğer ve böbrek de görev almaktadır. Neticede aktifleşen D vitamini iskelet sistemi için önemli etkileri yerine getirmektedir. Gıdalarda ise D vitamini doğal olarak yalnızca balık yağı, somon, sardalya, uskumru ve ton balığı gibi bazı balık türlerinde, bazı mantar türlerinde ve yumurta sarısında bulunmaktadır. Bazı ülkelerde ise süt, yoğurt, margarin, peynir ve meyve suları gibi gıda maddelerine yapay olarak konulmaktadır.

Günümüzde D vitamini eksikliği ırka, cilt rengine ve yaşanılan bölgeye göre değişmekle birlikte oldukça yaygındır. Cildi koyu renkli kişiler, beyaz renkli insanlara göre aynı miktarda D vitamini üretebilmek için güneş ışığına 3-5 kat daha uzun süre maruz kalmaları gerekir. Cildi koyu olanların doğal bir güneş koruması varmış gibi düşünebiliriz. Yapılan çalışmalarda Amerika Birleşik Devletlerinde toplumun %75-80’inde, Amerikalı latin ve siyah ırkın %90’ınından fazlasında D vitamini eksikliği olduğu gösterilmiştir. Dünyada ve ülkemizde de durum farklı değildir. Özellikle cilt rengi koyulaştıkça vitamin D eksikliği artmaktadır. Eksikliğin bu kadar fazla olmasının nedenlerinin, özellikle cilt kanseri korkusu nedeniyle güneş kremleri kullanılması veya güneşten kaçınma (oldukça haklı bir gerekçe), şehir yaşamında kapalı ortamlarda fazla vakit geçirilmesi, kapalı kıyafetler ve artan obezite olduğu düşünülmektedir.

Sonuç olarak vitamin D eksikliğinin ana nedeni, güneş ışınlarına maruziyette azalmadır. Çok az gıdada D vitamini bulunduğu için vitamin D eksikliğinin beslenmeyle ilgisi çok daha azdır. Kanda ölçülen 25hidroksikolekalsiferol düzeyi, kan D vitamini düzeyimizi göstermektedir. Kan D vitamini düzeyindeki düşüklük, erişkinde osteomalazi, çocuklarda rikets başta olmak üzere, azalmış kemik mineral yoğunluğu ve artmış kırık riski ile ilişkili bulunmuştur. Ayrıca ağız yolu ile yapılan D vitamini desteğinin de özellikle osteoporozlu kişilerde kırık riskinde azalmaya yol açtığı gösterilmiştir. D vitamini eksikliğinin kemik sorunları dışında pek çok sorun ile de ilişkili olduğuna dair kanıtlar vardır. Bunlar arasında diyabet, kalp damar hastalığı, obezite, kanser, bağışıklık sorunları ve sık enfeksiyonlar sayılabilir. Ancak bu konularla ilgili veriler olukça çelişkilidir ve D vitamini eksikliği bu hastalıklara yol açıyor demek için, daha çok ve güçlü kanıtlara ihtiyaç vardır.

Örneğin yapılan çalışmalarda prediyabet ve diyabeti olan kişilerin D vitamini düzeylerinin daha düşük olduğu gösterilmiştir. Ayrıca uzun süreli gözlemsel çalışmalarda daha yüksek D vitamini düzeyi olan kişilerde daha az diyabet geliştiği gösterilmiştir. Ancak tüm bu çalışmalar D vitamini eksikliği diyabete yol açıyor demek için yeterli değildir. Ayrıca 2011, 2012 ve 2014 yıllarında yapılan ve çok sayıda çalışmanın toplu olarak incelendiği derlemelerde, diyabeti önlemek için D vitamini kullanılmasını önermek için yeterli kanıt olmadığı sonucuna varılmıştır ve bu çalışmalar Lancet gibi önemli dergilerde yayınlanmıştır. Bu derlemelerden sonra yayınlanan çok sayıda çalışmayı da içine alarak yapılan yeni bir derleme de temmuz ayında önemli bir dergide yayınlandı.

Yaklaşık 43.500 kişinin incelendiği bu çalışmada da diyabeti olmayanlarda diyabeti önlemek için, diyabete gidişatı olanlarda diyabete gidişi durdurmak veya insülin direncini azaltmak için ya da diyabeti olanlarda kan şekeri yükselmesini önlemek için D vitamini tedavisi önermek için yeterli kanıt olmadığı sonucuna varıldı. Sonuç olarak mevcut bilimsel verilere göre, doktorların diyabet riski olan kişilere veya diyabeti olan kişilere D vitaminini reçete etmesi için kanıt olmadığı görülmektedir. Ancak diyabet gibi yavaş gelişen ve genetik ve obezite gibi başka faktörlerin de işin içine girdiği hastalıklarda yalnızca D vitaminin etkisini ölçmek de bir hayli zor görünmektedir. Ayrıca şu anda devam etmekte olan uzun süreli çalışmaların sonuçları gelecekte açıklandıkça belki de bu konuda daha net bir yargıya varmak için elimiz yeterince güçlü olacaktır. Ancak yine de sağlıklı vücut yapısı için kan vitamin D düzeyi 30 ng/mL (Bazı laboratuar yöntemleri için 75 nmol/L) ve üzerinde olması önerilmektedir. D vitamini tedavisi için doktorunuz gerekli gördüğü durumlarda kan vitamin D düzeyinize bakacak ve bu konuda sizi yönlendirecektir.

Şu da unutulmamalıdır ki sağlık için önemli olan bu vitamin, bilinçsizce yüksek dozlarda tüketildiği zaman D vitamini toksisitesine yol açabilmektedir. Ayrıca D vitamini düzeyini yükseltmek için uygun olmayan saatlerde gereğinden fazla güneş altında kalınması da melanom gibi cilt kanserleri başta olmak üzere birçok cilt hastalığına yol açmakta ve kalp-damar hastalığı, hipertansiyon gibi sorunları olanlarda da istenmeyen sonuçlara yol açabilmektedir. Deride yeterli D vitamini oluşumu için, haftada en az 2 kez yüz, kollar, bacaklar ve sırtın güneş koruyucu sürülmeden 20-30 dakika gün ışığına maruz bırakılması D vitamini sentezi için yeterli olmaktadır. Ancak saat 10:00 ile 15:00 arası güneş ışınları deri kanseri riskini artırdığı için bu saatlerde dışında güneşlenilmesi önerilmektedir.

Kaynak :

John S. Adams and Martin Hewison. Update in vitamin D. J Clin Endocrinol Metab, February 2010, 95(2):471–478

Michael F. Holick et al. Evaluation, Treatment, and Prevention of Vitamin D Deficiency: an Endocrine Society Clinical Practice Guideline. J Clin Endocrinol Metab, July 2011, 96(7):1911–1930

Jennifer C. Seida et al.  Effect of vitamin D3 supplementation on improving glucose homeostasis and preventing diabetes: a systematic review and meta-analysis. J Clin Endocrinol Metab. 2014 Jul 25:jc20142136. [Epub ahead of print]