İletişim için
0216 570 44 44

Çocuklarda şişmanlık ve önleme yolları

Şişmanlık (obezite); basit olarak vücuttaki yağ dokusunun fazla olması durumudur. Besinlerle alınan enerji, vücudun sarfettiği enerji ile denge durumunda ise kişi normal vücut ağırlığında kalmaktadır. Tam tersine alınan kalori, vücudun sarfettiği enerjiden fazla ise; fazla olan enerji vücutta yağ olarak depo edilmekte ve sonucunda şişmanlık gelişmektedir. Uzun yıllar boyunca, “şişman çocuk sağlıklı çocuktur” inanışı nedeniyle çocuklardaki şişmanlık üzerinde pek fazla durulmamıştır. Son yıllarda ise; çocukluk ve ergenlik çağında oluşan şişmanlığın; yetişkinlik çağında başta gelen hipertansiyon, hiperlipidemi, insüline bağlı olmayan diabet ve kardiovasküler hastalıklar ile yakında ilişkili olduğu anlaşılmış ve durumun ciddiyeti gündeme gelmiştir. Şişmanlığın gelişmesinde doğum öncesi, okul öncesi yaş, okul çağı dönemi ve ergenlik çağı kritik dönemleri oluşturmaktadır.  

Doğum Öncesi Dönem: Yapılan çalışmalar doğum ağırlığı yüksek olan bebeklerin; 6,11,15,17 yaş ve yetişkinlikte şişmanlığın gelişiminde etkili olduğunu göstermektedir. Özellikle gebeliğin son üç ayında aşırı beslenme ve doğum ağırlığının artması sonraki yıllarda şişmanlığın oluşum riskini arttırmaktadır.

Okul ve Okul Öncesi Dönem: Beş yaş sonrasında çocuklarda yağlanma artmaktadır. Bu dönemin ergenlik ve yetişkinlikte şişmanlığa neden oluşturduğu belirtilmektedir.

Ergenlik Dönemi: Bu dönem kalıcı yağlanmanın oluştuğu son dönemdir. Kızlarda yağlanma erkeklerden daha çoktur.

Şişmanlığın Çocuğunuza Getirdikleri Nelerdir ? 

Dış görünüm ve estetiği bozarak çocuklarda psikolojik etkiler yaratır.
Hormonal değişiklere neden olarak ergenlik döneminin başlamasını geciktirir.
Aşırı tüylenmeye neden olabilir.
Çocuklarda şeker hastalığına (diabet) yatkınlığı arttırır.
Ortopedik değişikliklere neden olabilir.

Şişmanlığın Nedenlerine Bakarsanız? 

Kültür Düzeyi: Az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde karbonhidrat ağırlıklı beslenme şekilleri, hızlı yemek sitemi (fast-food) şeklindeki beslenme tarzında, yenilen besinlerin yağ oranının yüksek ve bitkisel protein değerlerinin düşük olması, sosyo-ekonomik düzeyi düşük olan kesimlerde tek besine dayalı yanlış beslenme alışkanlıkları şişmanlığın oluşmasında önemli bir etkendir.

Kalıtım: Şişman bireylerin şişman çocukları olma olasılığı oldukça yüksektir. Yapılan çalışmalarda, anne veya babanın şişman oluşu ile çocuklarında şişmanlığın görülme riskinin %40, her ikisinin de şişman olması durumunda bu riskin  %80 olduğu belirtilmektedir.

Çevresel Faktörler: Aile içi beslenme alışkanlıkları, kalite ve miktar bakımından alınan besin türü, gün içindeki öğün sayısı şişmanlığın oluşmasında katkıda bulunur. Çocukların düzensiz aralıklarla ve aşırı şekilde beslenmesine ilave olarak, bu çocukların fiziksel aktivitelerindeki azlık şişmanlığın artmasına neden olur.

Psikolojik Etkiler: Çocuğun psikolojik yapısına bağlı olarak bazen az yeme bazen de çok yeme şeklinde beliren psikolojik sorunlar şişmanlığın oluşmasındaki önemli nedenlerdendir. Aile içindeki olumsuz etkileşimler, arkadaş edinememe, hastalanır korkusu ile sokağa çıkarmama gibi etkilerin yanısıra, yapı olarak pasif olan çocukları aktive etmeyen elektronik oyuncakların çokluğu da şişmanlığın hazırlayıcı nedenleridir.

Fizyolojik Nedenler: Büyüme hormonu eksikliğinde; büyümenin durması nedeniyle şişmanlık alınan enerjinin gerekenden fazla olmasından kaynaklanır. Troid hormonu eksikliğinde de bazal metabolizmadaki düşüklük nedeniyle alınan ve harcana enerji arasında dengesizlik söz konusudur.

Bebeklikte Mama İle Beslenme: Bebeklik döneminde; ağlama, irritasyon, kızgınlık ve stress gibi durumlarda meme verilmesi veya biberonla besleme sonucunda, bebek bu duyguları açlık olarak yorumlar ve fizyolojik olmayan bir beslenme davranışı geliştirir. Bu tür durumlar karşısında beslenen çocukların yetişkinlik döneminde, aynı duygular karşısında aşırı yemek yeme davranışı gösterdikleri belirtilmektedir.

Tedavi  
Şişmanlığın tedavisinde enerji kısıtlaması olmadan tedavi düşünülemez. Öncelikle büyüme ve gelişmeyi ön plana alıp, enerji alımı ve harcaması arasındaki dengenin kurulması gerekmektedir. Bunun yanında psikolojik bozukluklar ve sorunlar varsa, ilk etapta bunların tedavi edilmesi gerekir. Yapılacak diyette temel esas; zayıflamanın yanısıra, çocuğa yeterli ve dengeli beslenmeyi öğretmek ve bunun bir yaşam biçimi haline getirilmesini sağlamaktır. Bunu başarmak için de ailenin beslenme alışkanlıklarını incelemek ve hatalı olan yönleri düzeltmek gerekir. Çocuklarda şişmanlığın temelinde genellikle; sofra düzeninin olmaması ve çocuğun istediği zaman istediği yiyecekleri tercih edebilme yanlışlığı ile başlar. Çocukların sofra dışında; televizyon seyrederken, bir şeyler okurken veya otururken yemek yemeleri; aşırı yeme davranışlarını beraberinde getirir.  

Şişmanlık tedavisine başlarken aile ve çocuk birlikte uzman kişi ile görüşmelidir. Diyetin monotonluktan kurtarılması için diyet; çocuğa özel, beslenme alışkanlıklarına ve yaşam biçimine uygun, zorlayıcı ve bıktırıcı faktörler içermeyecek şekilde planlanmalıdır. Diyetin bir aç kalma olmadığı unutulmamalı, her türlü besinden yeterli ve dengeli şekilde olmalıdır. Çocukluk büyüme ve gelişmenin hızlı olduğu bir dönemdir. Bu nedenle hızlı kilo kaybı büyüme ve gelişmede durgunluğa neden olabilmektedir. Diyetle birlikte fiziksel aktivitenin arttırılması, diyetin başarısı için temel esaslardan biridir. Programlı olarak; bisiklet, koşu ve yüzme gibi aktiviteler yanında, günlük aktiviteler içerisinde yürüyüş arttırılmalı, asansör yerine merdiven kullanımı teşvik edilmelidir. Aileyle birlikte çocuğun yakın arkadaşları ve öğretmenleri de çocuğa yardımcı olmalıdır. Çocuk kilo verdiğinde ödüllendirilmeli ve başarısının devamı için motive edilmelidir.
 
Şişmanlığın Önlenmesi İçin Neler Yapabilirsiniz? 
Aşırı doğum ağırlığına sahip bebeklerde ileriki yaşlarda şişman olma riskinin olması nedeniyle, gebe kadının gebelikte boya göre uygun ağırlığına 9-12 kg eklenmesi uygundur. 

Çocukluk dönemindeki şişmanlık, spor faaliyetleri ve uygun beslenme alışkanlıkları kazandırılarak önlenebilir. Anne sütünden sonra verilecek ilk besin tatlı değil; meyve suyu, meyve ezmesi, yoğurt, sebze ve tahıllı çorbalar olmalıdır. Özellikle anaokullarında spor faaliyetlerinin arttırılması, yemeklerde yüksek enerjili, yağlı ve şekerli besinlerin sınırlandırılması şişmanlığın önlenmesinde yardımcı olacaktır.

Ergenlik döneminde; spor yapmaya teşvik etme, yeterli ve dengeli beslenme alışkanlıklarını kazandırma şişmanlığın önlenmesinde etkili yollardır. Fiziksel aktivitenin arttırılması ile şişmanlığı önleme en akılcı yoldur.

Beslenme alışkanlığının düzeltilmesi için; okul öncesi eğitim kurumlarından itibaren, eğitimin her aşamasında yeterli ve dengeli beslenme konusunda eğitim verilmeli ve bu eğitimlerin sürekliliği sağlanmalıdır.

Çocuklara motive etmede ödüllendirme olarak çikolata, şeker ve şekerli besinler verilmemelidir. Bunu yerine ödüllendirme olarak seçilen besinler süt, meyveli yoğurtlar, çocuğun sevdiği sağlıklı besinleri evde birlikte yaparak sunmak olabilir. Hatta ödüllendirme bir besin değil, çocuğun sevdiği oyuncak veya fiziksel faaliyetlerini artıracağı  uygulamalar olmalıdır.

Uygulanacak zayıflama diyetleri, kişinin beslenme alışkanlıklarını düzeltmeye yönelik, kişinin sosyo-ekonomik düzeyine uygun ve kişiye özel olması gerektiği unutulmamalıdır.

Prof. Dr. Murat Baş