İletişim için
0216 570 44 44

Alkali diyet gerçeği

Son dönemlerde alkali su, alkali diyet obezitenin önlenmesinde, tedavisinde sıkça önerilmeye başlandı. Peki bu öneriler ne kadar gerçekçi alkali diyeti kimler ne amaçla kullanabilir?

Yüzyıllardır dünyamızı tehdit eden hava kirliliği okyanusların ph’sını, oda asit yağmurları ile toprağın ph’sını etkiliyor normalde toprağın ph’sı 6-7 arasında olmalı ama son dönemlerde 7’nin üzerine çıkmaktadır. Son 200 yıldır bu durum yiyeceklerimizi de etkilemektedir. Değişen ph değerleri obezite için risk faktörü olarak gösterilmektedir. Bunun yanında günümüz diyetlerinde posa, potasyum ve magnezyum düşük iken; doymuş yağ, şeker, sodyum oranı yüksektir, Na/K oranı normalde 10/1 olması gerekirken modern diyetlerde bu oran 1/3 olmaktadır.

Tüm bu durumlara çözüm olarak ph’yı düzenleyebilmek için son dönemde alkali diyet kavramı geliştirildi peki bu nasıl yapılıyor? Metabolizmayı hızlandırmak için vücudun asit baz dengesini alkaliye çekmeyi hedefliyor. Her 15 kg için 1 kg karbonatlı su içilmesi öneriliyor. 1.5 litre suya bir tatlı kaşığı karbonat koyarak hazırlanıyor günlük 3-4 litre içilmesi öneriliyor. Yemeklerden 30 dk önce içilecek, yemeklerden 1 saat sonra içmeye devam edilecek. Peki değişen ph’yı bu şekilde düzeltmek mümkün mü? Cevabı hayır.

Alkali diyet uygulamaları ile kanın ph’sını değiştirmek mümkün olmazken idrarın ph’sını değişebilmek mümkündür. Bu yüzden klinikte bazı böbrek taşlarının tedavisinde ve bazı kemoterapi alan hastalarda ilaçların etkinliğini arttırmak için, alkali suyun değil, alkali özellik gösteren gıdaların tüketilmesi önerilmektedir.

Kaynak:

1- Hindawi Publishing Corporation Journal of Environmental and Public Health Volume 2012, Article ID 727630, 7 pages doi:10.1155/2012/727630